Doğu Ukraynalıların mantalitesine dair bazı tespitler

Rusya ile sınırı olan Doğu Ukrayna, onu ülkemizin diğer bölgelerinden farklılaştıran bir takım özelliklere sahip. İlk önce, Ukrayna'nın doğu bölgeleri batı ve orta kesimlerine kıyasla daha geç iskân edilmeye başlanmıştır. 19. yüzyıla kadar oralar seyrek nüfuslu yerlerdi. Ancak kömür yataklarının bulunması, ilk madenlerin ve fırınların işletilmesi ile ilk işçi kasabaları ortaya çıkmıştır. Zaman geçtikçe kömür madenlerinde çalışanların sayısı da artmış, yerlesim yerleri çoğalmış, sanayı alanlarına dönüşmüştür. Oralara gelenlerin büyük bir kısmı Rusya İmparatorluğu'nun toprakların sakinleriydi. Yerli halklar o bölgelerde yaşamamıştı, etnik kökeni Ukraynalı olanların oranı da oldukça düşüktü. Oysa ki Rus unsurunun etkisi güçlüydu ve gördüğümüze göre, günümüze kadar gücünü korumuştur. Ukrayna'nın doğu kesimlerinde yaşayanların çoğu günlük hayatta Rusça konuşmayı tercih ediyor ve Rus kültürüne yakınlık duyuyor. Doğu Ukraynalıların Rusya ve Ruslarla ile sıkı bağları kurmuş olmaları söz konusudur. Hâlbuki Batı Ukraynalıların benimsedikleri ideoloji ve değerler onlara tamamen yabancıdır. Doğuda yaşayan vatandaşlarımız, 'Batılıların' gelip şu yabancı ideolojiyi kendilerine zorla dayatmalarını istemediği gibi, komşusu Rusya ile yıllardır süregelen bağların aniden kesilmesinden korkuyorlar. İşte bu yüzden 'Doğuluların' ekseriyeti Euro Meydan'a karşı çıkıyor, Rusya ve eski SSCB ülkeleriyle ilişkilerin sürdürülmesini istiyordu. Şu an itibariyle (25-29 Nisan 2014 tarihleri arasında yapılan anket araştırmasının sonuçları dikkate alındığında. - Ç.N.) oradaki nüfusun yüzde 38'i Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne değil Rusya, Beyaz Rusya ve Kazakistan'ın dâhil olduğu Gümrük Birliği'ne üye olmasından yanadır. Hâlbuki Ukrayna'nın AB'ye üyeliğini destekleyenlerin oranı sadece yüzde 25.

İkincisi, Ukrayna'nın Doğusu sanayi açısından oldukça gelişmiş bir bölge olmasına rağmen -en büyük kömür madenleri ve demir çelik fabrikaları orada bulunuyor- Sovyetler Birliği dağılınca çok büyük zarar görmüş, ekonomik istikrarı kaybetmişti. Galiba Sovyetler Birliği'nin çöküşünden en çok etkilenen, en zor değişime uğrayan bölgeler Ukrayna'nın doğu kesimleriydi. Ağır sanayi SSCB döneminde önde gelen sektörlerden biriyken Sovyet sisteminin çöküşüyle hâkim konumunu tamamen yitirmiştir. Ağır sanayide çalışan uzmanlar Sovyetler Birliği zamanında iyi para kazanarak saygı görürken bağımsızlık döneminde işsiz kalınca hem tek geçim kaynaklarından mahrum kalmış hem de eski itibarını kaybetmişti... Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Ukrayna'nın en önemli ticaret ortakları olan SSCB cumhuriyetleriyle ilişkileri kesilmişti, çok sayıda fabrika kapatılmıştı. Binlerce, hatta milyonlarca insanın içinde yaşadığı düzen büsbütün bozulmuştu.

Şunu da belirtelim ki, tüm dünyada daha 20. yüzyılın son çeyreğinden beri benzer süreçler yaşanıyor; endüstri çağının endüstri sonrası çağa yerini bırakmasıyla dünya genelinde sanayi kuruluşları kapatılıyor, birçok meslek önemi ve güncelliğini yitiriyor, çalışanlar işten çıkarılıyor. Ama Ukrayna'nın doğusunda yaşanan dönüşümlerden bahsedecek olursak, o bölgelerin derinlemesine etkilendiği, hatta kaosa sürüklendiği bile söylenmeden geçilemez. Devletin malı mülkü ve bölgenin ana gelir kaynakları olan madenler ve fabrikalar haksız ve hukuksuz bir şekilde özelleştirilmiş, o fabrikalarda yıllardır çalışan işçiler işten çıkarılarak bir anda ekmeğinden olmuştu. Ukrayna'nın doğusu, çok kısa sürede suç oranı en yüksek bölgelerden biri oldu. Özellikle de organize suç oranı oldukça yüksek seviyedeydi. Ve hâlen de öyle!... Bahsettiğim bölgelerin iş hayatı tümüyle haydut çeteleri tarafından kontrol ediliyordu. Çoğu insan, tarif edilemeyecek kadar zor koşullarda hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Doğuda yaşayanların birçoğunun (son sosyolojik araştırmaların sonuçlarına bakılırsa, neredeyse üçte ikisi. - Ç.N.) Sovyet düzenine hâlâ hasret çekmesi hiç de şaşırtıcı değil. Çünkü Sovyet düzeni, onlara ilk önce istikrarlı yaşam, toplumsal adalet ve haklar eşitliğini çağrıştırıyor. Onların hatırladığı kadarıyla, Sovyetler Birliği zamanında ne halklar arasında düşmanlık, ne işsizlik, ne ekonomik kriz, ne istikrarsızlık, ne çocukların geleceği için endişe, ne dilenciler, ne de sermaye baronları vardı. Birilerinin lüks içinde yüzdüğu diğerlerinin ise yoksulluk çektiği bir ülkede yaşamak istemiyorlar. Rusya'yı bu bağlamda Sovyetler Birliği’nin halefi olarak görüyorlar. Rusya'da yaşamak istediğini iddia edenlerin asıl hayali, Sovyetler zamanına geri dönmektir. Maalesef Sovyetler Birliği'nin hiçbir şekilde dirilemeyeceğini aklına bile getirmiyorlar.


Yevgeniy Golovaha, yazar ve toplum bilimci, Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi Sosyoloji Enstitüsü Müdür Vekili


Türkçeye çeviren: Olga Maksimenko


Hatırlatalım ki, 14 Nisan 2014 tarihinden beri Ukrayna'nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçılara karşı yürütülen anti-terör operasyonu Cumhurbaşkanlığı seçiminden dolayı geçici bir süreliğine durduruldu. Fakat dün akşam Ukrayna Başbakan 1. Yardımcısı Vitaliy Yarema, söz konusu askeri operasyonun en yakın zamanda yeniden başlatacağını açıkladı.


Kaynaklar:
http://turkhaber.com.ua/dogu-ukraynalilarin-mantalitesine-dair-bazi-tespitler/
https://olga-maximenko.livejournal.com/82043.html

21 Aralık 2015

...Жить - но как?... Только для того, чтобы прожить, или жить, обретя цель каждый день всё с бóльшим усердием и самоотверженностью что-то производить? Жить ради этой цели, не отступая от своих принципов? Конечно, второй вариант... Если мы за всю свою жизнь не внесли хотя бы малейший вклад в общество, окружающую среду или других людей, то нас можно только пожалеть. Не стоит ждать, что вслед нам будут молиться или о нас будут хорошо вспоминать. Это напрасно. Пройдёт пару дней, о нас скажут: "Ну да, был такой-то". Вот таким и будет наш конец (Тахсин Мелан).

30 Kasım 2015

"Как ты?" - спрашивают у меня. Я говорю: "Хорошо".
Давайте говорить: "Хорошо", чтобы у нас всё было хорошо. Так или иначе, жизнь продолжается. Да, это очень жестокая страсть, но отказаться от неё невозможно. Всё в наших руках. Давайте на всё красиво смотреть, чтобы во всём видеть красивое. Давайте любить, чтобы быть любимыми. Давайте не скупиться на улыбку, чтобы и наш собеседник не забывал об этой прекрасной черте. А самое главное - уметь набираться терпения и благодарить Всевышнего. Давайте учиться этому, чтобы наша жизнь наполнилась красками и обрела смысл (Тахсин Мелан).

26 Kasım 2015

Нет того, чего человек не cмог бы сделать, - пусть он только захочет. Вы только слушайте голос своего сердца. Позвольте ему вас направлять. Он же никогда не бросит вас на полпути (Тахсин Мелан).

24 Kasım 2015

Человек всегда остаётся человеком. Что может быть прекраснее того, когда люди, все вместе, не проводя различий по признаку религиозной, языковой, расовой, профессиональной принадлежности, учатся любить и быть вместе, создают и возвышают любовь, душевный покой и предоставляют им место во главе принципов человеческой чести?

Привет всем любящим сердцам, привет тем, кто не сворачивает с пути любви.

(Тахсин Мелан)

19 Temmuz 2015

Увидь красивое во всём - и станешь лучше сам.
Плохого никому не говори - вернётся бумерангом.
Подумай девять раз, потом скажи - ведь в этом скрыта мудрость.
Всего однажды слово произнёс - и стал его рабом.

(Тахсин Мелан)

12 Nisan 2015

Как только мы что-то теряем, только тогда мы осознаем, сколько у нас было достижений, благодаря которым мы были счастливы. Поэтому мы должны, никогда не пугаясь и не обижаясь на жизнь, освещать каждое мгновение наши сердца светом новой надежды и любви, чтобы счастье от нас не отдалялось (Тахсин Мелан).